T.C.
ANADOLU ÜNİVERSİTESİ
EDEBİYAT FAKÜLTESİ
SANAT TARİHİ BÖLÜMÜ

REŞADİYE CAMİİ

SANAT TARİHİ ARAŞTIRMALARI
Doç. Dr. EROL ALTINSAPAN

MUSTAFA TÜRKKAN
41530262520

ESKİŞEHİR
ARALIK 2009

 

ÖNSÖZ 

           Öncelikle bu konuyu bana araştırma ödevi olarak verdiği için Erol Hocama teşekkürlerimi sunarım. Açıkçası bu ödevi ilk aldığımda kaynakça konusunda problem yaşayacağımı biliyordum çünkü çok geç dönemli bir yapıydı. Cumhuriyet dönemi yapısı olduğunu biliyordum ama kaynak bakımından da hiç kaynak bulamayacağımı düşünmemiştim bir ara konuyu değiştirmek bile istedim ama hocam kendin yap tasviri değince açıkçası heyecanlandım; çünkü ilk çalışan benmişim gibi hissettim ve bana bu bir heyecan verdi. Ve yapıyı hiçbir kaynak kullanmadan kendi cümlelerimle tasvir ettim.


Yapının planına ulaşabilseydim eğer herhalde daha sağlam bir araştırma olurdu ama bürokrasiye takıldım ve planına ulaşamadım.


Bu çalışmamda bana yardımcı olan Reşadiye Camii imamı ve yapının fotoğraflarını çeken Kamuran Erkaçmaz arkadaşıma çok teşekkür ederim. Yapıyı mimari  katalok şeklinde çözümlemeye çalıştım. Umarım başarıya ulaşmıştır.

GİRİŞ

Öncelikle konuyu seçerken Erol Hocamız gidip yerinde görebileceğimiz bir yapının olması gerektiğini söyledi. Ve Eskişehir’deki yapıları seçmemiz için sundu. Bende yeni ve yakın bir yapı olan Reşadiye Camii’sini aldım. Mimari katolok şeklinde


Çözümlemeye çalıştım. Çözümlerken bazı kaynaklar bulabileceğimi düşündüm ancak önümde bir örnek olmadığı için kalemi defteri alıp kendi cümlelerimle kendim çözümledim.

Konuyu yazmaya başlamadan önce kütüphaneden kaynaklar araştırdım. Eskişehir il yıllıklarına baktım, internetten araştırdım ancak görsel dosyalar dışında bilgi bulamadım. Ve yerinde incelemelerde bulundum. Fotoğraflar çekip katalok şeklinde sıraladım fotoğrafları yapının planını almak için çok uğraştım ama Odunpazarı müftülüğü ve valilik arasındaki bürokrasiye takıldım ve alamadım. Sonra kendim bir plan çıkardım ve onun üzerinden planının tasvirini yapmaya çalıştım mimari katalok şeklinde çözümledim.

Yapıyı mimari katalok şeklinde çözümledim. Yapının mimari özellikleriyle daha çok ilgilendim. Mimari sınırlılıkları aşmamaya çalıştım sonuç olarak böyle bir yapı ortaya çıktı

1 GİRİŞ…………………………………………………………………………………
1.1.Amaç …………………………………………………………………………
1.2.Yöntem……………………………………………………………………….
1.3. Kapsam……………………………………………………………………….

    2 REŞADİYE CAMİİ
2.1.Yapının Adı……………………………………………………………………..
2.2.Yapının  Tarihi…………………………………………………………………..
2.3.Yapının Banisi……………………………………………………………………
2.4.Yapının mimarı……………………………………………………………………
2.5.Yapının Sanatçısı………………………………………………………………….
2.6.Yapının İç Tasviri…………………………………………………………………
2.7.Yapının Dış Tasviri……………………………………………………………......
2.8.Malzeme Teknik……………………………………………………………………
2.9.Süsleme…………………………………………………………………………….
2.10.Değerlendirme …………………………………………………………………….
3 RESİM LİSTESİ……………………………………………………………………………
4 KAYNAKÇA……………………………………………………………………………...

 

RESİM LİSTESİ
Resim:1 Reşadiye genel görünüm
Resim:2 Reşadiye genel görünüm
Resim:3 Reşadiye genel görünüm
Resim:4 Reşadiye dışarıdan pencereler görünümü
Resim:5 Reşadiye son cemaat yeri örtü sistemi
Resim:6 Reşadiye minaresi
Resim:7 Reşadiye minaresi
Resim:8 Reşadiye ana girişi
Resim:9 Reşadiye Son cemaat yeri kubbe süslemeleri
Resim:10 Reşadiye den görüntü
Resim:11 Reşadiye minberi
Resim:12 Reşadiye kubbe
Resim:13 Reşadiye kubbe süslemeleri
Resim:14 Reşadiye kubbeye geçiş elemanları
Resim:15 Reşadiye içinden genel görünüm
Resim:16 Reşadiye içinden genel görünüm
Resim:17 Reşadiye mihrap
Resim:18 Reşadiye süslemeleri
Resim:19 Reşadiye içerden pencere
Resim:20 Reşadiye müezzinler mahfili
Resim:21 Reşadiye süslemeleri
Resim:22 Reşadiye taşıyıcı elemanları
Resim:23Reşadiyeye giriş ve süslemeler
Resim:24 Reşadiye detay
Resim:25 Reşadiye genel görünümü
Resim26 Reşadiye mahfili
Resim:27 Hat sanatından örnek

 

YAPININ ADI: Reşadiye Camii

 YAPINI YERİ: Eskişehir merkezinde vilayet meydanı diye adlandırılan yerde yapılmıştır.

YAPININ TARİHİ: Reşadiye Camii’nin bulunduğu bölgeye, Çanakkale Savaşı sırasında Sultan Reşad hanedan mensuplarını güvence altına almak için; şuan ki vilayet meydanındaki yere yerleşir;(1)  Sonra buraya camii yaptırır. Sultan Reşat’ın yaptırdığı bu camii  cumhuriyet sonrası gelişen şehrin ihtiyaçlarına cevap veremez hale gelince aynı yere bu küçük camiyi yıkıp 1969-1978 yıllarında tekrardan şuan meydandaki görkemli cami inşa ettirilir

YAPININ BANİSİ: Yapının şuan ki halinden önceki banisi Sultan Reşat
Şuan ki banisi ise bilinmemektedir; fakat yapıyı inşa etmeden önce yapıyı yeniden yapmak için bir proje yarışması yapılıyor bu yarışma sonucu en beğenilen yapı olan şuan ki camii inşa ettiriliyor.

YAPININ MİMARI: Cevat Ülger

YAPININ ONARIMLARI: Yapı yeni olduğu için onarım hiç geçirmemiştir fakat Eskişehir Büyük Şehir Belediyesi çevre düzenlemesi adında yapının çevresine heykeller ve avlusunu parke taşlarla düzenlemiştir ayrıca ışıklandırılmasını da yeniden düzenlenmiştir

ŞİMDİKİ DURUMU: Yapı yeni bir yapı olduğu için sapasağlam ve ibadete açıktır.

PLANI: Yapı kare planlıdır. Dışarıdan çift katlı olarak görülmesine rağmen yapının içerden tek katlı olduğunu görmekteyiz. Yapı bir platform üzerine inşa edilmiştir.


Geniş bir ana mekâna sahiptir ve ana mekânın sağında ve solunda iki tane yan mekân bulunmaktadır. Yapı çok büyük bir kubbeyle ötülmüştür.

DIŞ TASVİR: Yapı ya beş basamaklı merdivenle girilmektedir. Yapının üç tane girişi vardır; ana giriş kuzeyinde kadınlar girişi doğuda ve birde batıda giriş bulunmaktadır. Yapı bir metreye yakın bir platformun üzerine inşa edilmiştir. Yapının ana girişi söve ve lentoları mermerden yapılmıştır ancak kapı ahşaptır ve kapıya cam pencereli şekilde yapılmıştır. Ana giriş kapısına basık kemerli bir kapıyla girilir. Ana girişin üstünde altın yaldızlarla Arapça kitabesi mermer taş üzerine yazılmıştır. Kitabenin alt ve üst kitabenin alt ve üst sıralarında mukarnas bezemeleri bulunur ve üst mukarnasların bezemeleri üzerinde palmet motifleri yer alır. Girişte yedi bölümlü bir son cemaat yeri ve her bir bölüm sütunlarla ayrılmıştır ve yedi bölümde kubbe ile örtülüdür. Her sütun mukarnas başlıklıdır. Sütunlar arası sivri kemerle bağlanmıştır. Son cemaat yerindeki sütun- kemer uygulamasının benzeri uygulamayı yapının içindeki sahınlarda da görülmektedir.    

          Yapı dışarıdan kat kat bindirilmiş kütlesel olarak ağır bir görünüme sahiptir. Ön cephe hariç diğer cephelerde sivri kemerli demir şebekeli üçlü pencereler bulunmaktadır. Alt katın pencereleri mermer lento ve sövelerin çevrelediği ahşap pencereler yer alır. Yapı merkezi oldukça büyük bir kubbe ile örtülüdür. Yapının kubbe kasnağının etrafı pencerelerle kaplıdır. Kubbeyi oturtabilmek için birçok köşe kubbeleri ile yapının her köşesine küçük kubbeler oturtulmuştur. Yapı dışarıdan kırmızı beyaz renkli kesme taşlar kullanılmıştır bu şekilde yapıyı çekici ve göz alıcı bir görünüm katmışır.Girişin iki yanında iki şerefeli birer minare vardır.

            Minarelerde şerefe altı mukarnaslı ve bu mukarnaslar aralarında katlı görünümdedir çıkıntılarla minareye hareketlilik verilmiştir. Şerefesinde ise geometrik süslemeler vardır. Külahı konktir kubbesi ise kurşun kaplıdır. Yapıda faklı olarak avlusu avlu farklı yöndedir. Genelde camilerde avlular ana kapının hemen önünde olurdu burada farklı olarak yapının batısında bulunur ve şadırvanı yapının batısında avlunun en sonunda bulunmaktadır yapının ayırt edici bir özelliği de abdest almak için yapılan şadırvanın hiçbir işlevi olmayıp yapının doğu ve batısında yapıya bitişik olarak yapılan kırkar tane çeşmeyle alınıyor olması.

YAPININ İÇ TASVİRİ: Yapıya ana kapıdan girince hemen sağında ve solunda papuçluk dediğimiz ayakkabıları koyduğumuz yer bulunmaktadır. Onun hemen önünde müezzinler mahfili bulunmaktadır. Ana girişin ekseninde mihrap nişini görüyoruz. Mihrap nişi Selçukluların geliştirdiği ve Osmanlı yapılarının hemen hemen hepsinde görülen mermer mihrap nişi cumhuriyet dönemi eseri olan bu yapıda da görmekteyiz. Mihrap nişi mukarnaslarla süslenmiştir. Yapının doğusu, batısı , kuzeyi, güneyi kısacası her yeri boydan boya bitkisel motiflerle bezenmiştir. Ana kubbeden diğer küçük kubbelere kadar mavi, yeşil, beyaz, kırmızı renklerle bitkisel motiflerle süslenmiştir. Aynı uygulamaları aydınlatmak için kullanılan tüm pencerelerde de görmekteyiz ayrıca madalyon şeklindeki geometrik desenlerin içinde Arapça yazılar mevcuttur. Pencerelerin etrafı kıvrık dal motifleriyle bezenmiştir. Çeşitli bitkisel bezemelerin örnekleri mevcuttur. Kubbe kasnağı bordürlü ayetlerle çevrilidir.
Yapının giriş kapısının hemen üstünde hat sanatından örneklerde yer almaktadır.

Minberi mermerdendir. Birbirine geçmeli motifler sekiz kollu ve sekiz köşeli yıldızlarla bezenmiştir açıklıklı bir süpürgeliği vardır. İki katlı hünkar mahfili de mermerden yapılmıştır. Kadınlar mahfili yapıya iki katlı izlenimi vermektedir. Yapıdaki kütlesel payelerde de yoğun süslemeler bulunmamaktadır. Kubbesi pandantif geçişlidir. Yerler halı döşemeli yapı içindeki çeşitli bitkisel geometrik süslemeler ve bu süsleme ögeleri içinde ayetler yazılıdır.

 

SÜSLEME: Yapı içinde birçok süsleme mevcuttur. Bu süslemeler içinde en dikkat çekenleri penceredeki bitkisel motifler ve ana giriş üzerindeki hat sanatından örnekler.


Yapının diğer dikkat çeken süslemeleri ise mermer ile yapılmış olan mukarnas şekilleridir; ayrıca mermer üzerine altın yaldızlı Arapça yazılarda çok sayıda mevcuttur. Yapıdaki mavi yeşil sarı kırmızı birçok rengin iç içe girdiği bitkisel motiflerle yapıda süssüz alan yok denecek kadar azdır ayrıca kubbesindeki mavi, yeşil, sarı renklerdeki bitkisel motifleri unutmamak gerekir.

MALZEME-TEKNİK: Yapının ana malzemesi taş ve kırmızı tuğla ayrıca yapının kapı, pencere, mihrap ve müezzin kürsüsünde bolca mermer kullanılmıştır. Ayrıca kapılarda ahşap malzeme kullanılmıştır. Bol miktarda yapıyı süslemek için mavi, yeşil sarı, renkte boyalar kullanılmıştır. Örtü sistemi için kubbenin üstü saçla kaplanmıştır.

DEĞERLENDİRME: Yapıyı genel olarak ele alacak olursak yapı planıyla dış görünümüyle iç görünümüyle süslemeleriyle yapı tam bir klasik Osmanlı üslubunu yansıtmaktadır. Yapının tarihini bilmeyen bir sanat tarihçi yapıya sanat tarihçi gözüyle baktığı zaman yapıdaki klasik Osmanlı üslubunu hemen fark edecektir. Her ne kadar yapı cumhuriyet dönemi eseri olsa da açık bir şekilde Osmanlı etkisinden kurtulamamıştır. Yapının yapım aşamasında yapının planı bir yarışma sonucu en iyi olanı seçilip yapılmıştır. Bu planında neden birinci olduğu yapıya bakınca yapı köklerinden beslendiği için yarışmayı kazanmıştır diyebiliriz.

 

(1) Sakarya Gazetesi 25Aralık 2007 sayılı gazatesi


   
 
 

 

 

Her hakkı saklıdır © 2011 - 2012
Design By Mustafa Cüneyt ÜLGER - Ali Cevat ÜLGER